Arama :

 
Ziyaretçi Defteri Tavsiye Et Günün Haberleri Firma Rehberi Ana Sayfam Yap Sitene Ekle Seri İlanlar İletişim Künye

08 Nisan 2020 Çarşamba 14:31    

 Ziyaretçi Sayısı
Online :  3 kişi
Bugün :  178 kişi
Toplam :  900170 kişi
Online Üyeler
ve 3 ziyaretçi












AB ve Sivil Toplum Kuruluşları
Tarih: 15/02/2010


 

Yozgat Dernekler Federasyonunu Temsilen Yönetim kurulu üyesi Av.Rıza YORULMAZ

Yozgat Eğitim Kültür Derneğini Temsilen Başkan Vekili Mümin GÜNLER ve Başkan Yardımcısı Doç.Dr.Rahmi GÜÇLÜ katılarak temsil etmişlerdir.

Avrupa Birliği ve Türkiye Arasındaki Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi Hibe Programı
Türkiye'nin Avrupa kurumları ile 1995 yılında Gümrük Birliği'nin oluşturulmasına yol açan Ortaklık Anlaşmasının imzalandığı 1963 yılına kadar uzanan yakın politik ve ekonomik bağları vardır. Kurumsal olmakla beraber yerel düzeyde de gerçekleşen iki taraflı yakın etkileşim 60'lı yılların başından itibaren gerçekleşmektedir ve 1999 yılında Türkiye'nin resmen aday ülke olarak tanınmasıyla yoğunlaşmıştır. O tarihten itibaren ulusal kurumlar ve Avrupa kurumları Türkiye ile sivil toplum diyaloğu kapsamına giren iki taraflı faaliyetler geliştirmektedir.
    
Sivil Toplum Diyaloğu - I

Sivil Toplum Diyaloğu - II

 

Haziran 2005 tarihinde Komisyon, Avrupa Birliği ve Aday Ülkeler arasında sivil toplum diyaloğuna ilişkin bir tebliğ kabul etmiştir. Bu tebliğ genişlemeye ilişkin konu ve meselelere değinmek amacıyla geniş anlamda Avrupa Birliği ve Türkiye'deki sivil toplum arasındaki diyaloğun geliştirilmesine yardım edecektir.

Türkiye'nin 2006 yılı Katılım Öncesi Yardım Programı kapsamında Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi (STD - I) başlıklı bir proje uygulamaya konmuştur. Bu proje "Şehirler ve Belediyeler", "Meslek Kuruluşları", "Üniversiteler" ve "Diyalog için Genç Girişimler" çerçevesinde "Gençler" arasındaki bağlantıların yoğunlaştırılmasını ve çeşitlendirilmesini amaçlayan dört adet Hibe Programı uygulaması sunmuştur. Hibe Programları AB ve aday ülkelerdeki kamuoyunun daha iyi bilgilendirilmesine katkıda bulunacak konuları hedef almıştır.

Türkiye 2001 yılı itibariyle AB'den katılım öncesi yardım almıştır. 2007 yılından sonra ise söz konusu "Türkiye için Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı" nın yerini hem aday ülkeler hem de aday olması muhtemel ülkeler için katılım öncesi yardım sağlayan "Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA)" almıştır. IPA'nın Türkiye yardımının amacı Aralık 2004 tarihli Avrupa Konseyi kararlarında kabul edilen AB katılım öncesi stratejisini desteklemektir ve bu bağlamda üç adet hedef mevcuttur: Kopenhag siyasi kriterlerini tamamıyla yerine getirme, Topluluk Müktesebatını kabul edilmesi ve uygulanması ve AB- Türkiye Sivil Toplum Diyaloğunun geliştirilmesi.

Yukarıda adı geçen Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi projesinin devamı niteliğindeki Avrupa Birliği ve Türkiye arasındaki Sivil Toplum Diyaloğunun Geliştirilmesi- II (STD - II) başlıklı proje IPA çerçevesinde 2007 Programına dahil edilmiştir. Söz konusu bu projenin genel amacı Avrupa Birliğinin dayandığı değerler, işlevi ve politikaları ile birlikte Türk tarihi ve kültürü de dahil olmak üzere Avrupa Birliği içerisinde Türkiye'nin daha fazla tanınması ve anlaşılmasını sağlamak ve bu sayede de gelecekteki genişlemenin fırsatları ve zorlukları konusunda farkındalık oluşmasını mümkün kılmaktır.

Proje 4.2 Milyon Avro tutarında olan ve işbirliğini, ortaklıkların desteklenmesini ve Kültür ve Sanat, Balıkçılık ve Tarım konularında Türk sivil toplumları ile AB'deki benzer örgütler arasındaki diyaloğun geliştirilmesini amaçlayan Hibe Programlarının uygulamasını kapsamaktadır. Söz konusu Proje küçük ölçekli hibe fırsatları sunan Mikro Hibe Programı aracılığıyla tüm Türkiye'deki küçük ve yerel düzeydeki Sivil Toplum örgütlerine mali yardım sağlamayı da amaçlamaktadır.


Sivil toplum kuruluşlarının her biri AB elçisi"

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Türkiye'deki tüm sivil toplum kuruluşlarını, Türkiye'nin AB sürecinin en doğal, müzakere heyetinin en doğal üyeleri ve her birini ayrı bir AB elçisi olarak görüyorum'' dedi.

AA

İstanbul- Bağış, ''Yeni AB Stratejisi ve Üyelik Müzakere Sürecimiz-Sivil Toplumla Diyalog'' adlı toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin AB üyelik sürecinde sivil toplumu önemsediklerini ifade etti.

Tarihte üç büyük imparatorluğa başkentlik yapan İstanbul'un şimdi Avrupa'nın Kültür Başkenti olduğunu hatırlatan Bağış, İstanbul'da farklı dinlerin, mezheplerin yüzyıllar boyu bir arada huzur içinde yaşadığını anlattı.

''Bugün Avrupa'da minareleri sorgulayan zihniyetlerin İstanbul'daki hoşgörüyü, kardeşliği ve dayanışmayı daha iyi anlamaları lazım'' diyen Bağış, şöyle devam etti:
''Her zaman söylüyorum; İstanbul'suz bir Avrupa düşünemiyorum. Bu nedenle bu toplantının İstanbul'da olması ve Türkiye'nin çok farklı renklerinin, çok farklı sivil toplum kuruluşlarının burada bir arada bulunmaları bir İstanbul deklarasyonudur. AB'ye bir çağrıdır.''

Bağış, en önemli çağdaşlaşma projesi olan AB üyeliğini savunmanın demokrasiyi savunmak, Türkiye'nin istikrarına, huzuruna arka çıkmak olduğunu dile getirerek, ''(Ben AB'yi destekliyorum) demek, aynı zamanda Türk milletinin çağdaş standartları yakalamasını desteklemektir. AB üyeliğine inanmak, Türkiye'nin değişimine, dönüşümüne inanmaktır. Her bir bireyin özgürlüğüne, yaşam alanına saygı göstermeyi savunmaktır'' diye konuştu.

Son 7 yılda reform konusunda ortaya büyük bir kararlılık koyduklarına işaret eden Bağış, ''Türkiye'nin AB yolundaki bütün tıkanıklıkların açılma süreci yine reformlar olacaktır'' dedi. Bağış, AB'yi istemeyenlerin, toplumu AB ile ilgili yanlış bilgilendirdiklerini vurgulayarak, topluma AB ile ilgili doğru mesajların verilebilmesi noktasında sivil toplum kuruluşlarına çok önem verdiklerini kaydetti.

Hükümetin AB hedefinde hiçbir şaşma olmadığını ifade eden Bağış, bu sene, açılış kriterleri son derece zor olan hem vergilendirme hem çevre faslını açtırdıklarını anımsattı.
Bağış, ''Ama önemli olan fasıl açtırmak değil, zihin açtırmaktır. Gerek ülkemizde gerek AB üyesi ülkelerde Türkiye'ye karşı beyinleri açabilmek için el ele vermek gerekiyor'' dedi.

Türkiye'nin üyeliğine karşı olanlar kadar, Türkiye'nin AB üyeliğinin ne kadar stratejik bir konu olduğunu anlayan, kavrayan zeki liderler ve siyasetçiler de bulunduğunu belirten Bağış, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Ama uzun vadede fethedilmesi gereken bölümler, AB'yi oluşturan insanlardır. Onun için sivil topluma çok ihtiyacımız var. Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları, AB üyesi ülkelerdeki muadilleriyle doğru diyalogları kurarlar, doğru mesajları verirlerse, biz işte o zaman Avrupa'nın beynini de gönlünü de fethedeceğiz. Biz istediğimiz kadar uğraşalım, istediğimiz kadar siyasileri ikna etmek için çabalayalım, sivil toplum kuruluşları Avrupa'daki muadilleriyle o diyaloğu kurmazlarsa, bu süreçte Türkiye'nin ne kadar doğru yolda olduğunu paylaşmazlarsa, yani Avrupa'daki kamuoyunu kazanamazsak siyasileri de kazanma şansımız yoktur. Aynı bizim ülkemizde olduğu gibi Avrupa'da ve demokratik tüm ülkelerde siyasiler kendi toplumlarına bakarlar. Türkiye'deki tüm sivil toplum kuruluşlarını, Türkiye'nin AB sürecinin en doğal, müzakere heyetinin en doğal üyeleri ve her birini ayrı bir AB elçisi olarak görüyorum. Bu süreci hep birlikte götüreceğiz. Bu süreçten ya hepimiz karlı çıkacağız ya da hiçbirimiz.''
 

Yeni bir Anayasa ihtiyacı

Türkiye'deki bütün çarkların aynı uyumla ve aynı hızla işlemesi gerektiğini, bunun için de işe yeni bir anayasadan başlanması gerektiğini ifade eden Bağış, bütün yurttaşların ''benim'' diyeceği, herkesi koruyan ve kollayan bir anayasaya kavuşmasının vaktinin çoktan geldiğini vurguladı.

Bağış, bütün kesimlerin uzlaşacağı bir anayasayı hep birlikte oluşturmanın yolunun hep birlikte talep etmekten geçtiğine işaret etti. Türkiye'nin sorunları olmasına rağmen imkanları da bulunduğunu dile getiren Bağış, Türkiye'nin gerçekten bütün Avrasya coğrafyasında örnek alınacak bir hukuk sistemi ve anayasaya kavuşmasının ancak sivil toplum kuruluşlarıyla el ele verilerek gerçekleştirilebileceğini belirtti.

 
''Türkiye üzerine düşeni yapmaya devam edecektir"


Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin 61 yıldır Avrupa Konseyi üyesi olduğunu, bunun 55 yılını, denetlenen, ikinci sınıf bir ülke olarak, kontrol altında tutulan bir ülke olarak geçirdiğini kaydetti. Türkiye'de son yıllarda gerçekleştirilen reformlar, çıkarılan yasalar, sivil toplum örgütlerinin katkıları ve uygulamalardaki başarılar sonucunda Türkiye'nin 2004'ten itibaren denetlenen ülke olmaktan çıktığını belirtti.

Avrupa Delegasyonu Türkiye Başkanı Büyükelçi Marc Pierini de sivil toplum kuruluşlarının karar alma süreçlerine katılımının gerçek anlamda demokrasinin gereği olduğunu söyledi. AB sürecinde yapılan reformların yurttaşa doğrudan faydalar sağladığını dile getiren Pierini, Türkiye'de iyi organize olmuş, çeşitlilik içeren aktif sivil toplum kuruluşlarına ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

İspanya'nın Ankara Büyükelçisi Joan Clos ise Türkiye'nin yeni hazırladığı AB stratejisinin müzakere sürecini hızlandıracağını belirtti. AB'ye katılımın ulusal olarak yapıldığını ve birliğe katılanın halkın kendisi olduğunu vurgulayan Clos, ''Sivil toplum kuruluşlarının desteği bu sürecin olmazsa olmazıdır'' dedi. Clos, AB'nin Türk sivil toplum kuruluşlarıyla diyaloğun nasıl geliştirilebileceği yönünde çalışmalar yaptığını da kaydetti.

Avrupa Birliği Genel Sekreteri Büyükelçi Volkan Bozkır da Türkiye'nin yeni AB stratejisine işaret ederek, bu strateji kapsamında Türkiye'nin müktesebatının 2013'e kadar AB müktesebatıyla tam uyumlu hale getirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

13 Şubat 2010



   

 Kullanıcı
 Parola
  Yeni Üye Şifremi Unuttum
 

Yozgat Dondu
Yozgat Dondu

Yıldızlar Avrupa Şampiyonasında Hemşehrimiz Zeynep
Yıldızlar Avrupa Şampiyonasında Hemşehrimiz Zeynep

Yozgatta Jandarma Broşür ile..
Yozgatta Jandarma Broşür ile..

Bozok Üniversitesini 3057 Kişi Tercih Etti
Bozok Üniversitesini 3057 Kişi Tercih Etti

Yozgat Bozok Üniversitesinden....
Yozgat Bozok Üniversitesinden....

Türkiye, dünyayı BBG evi gibi izleyecek!
Türkiye, dünyayı BBG evi gibi izleyecek!

Yozgat Bozok Üniversitesi Hastanesinde...
Yozgat Bozok Üniversitesi Hastanesinde...

Esnaf Kredi Faizleri Arttı
Esnaf Kredi Faizleri Arttı

iletişimde Vergiler Tek Kaleme Düşürülüyor
iletişimde Vergiler Tek Kaleme Düşürülüyor

Yozgat Tkdk Beşinci Proje Çağrısına Çıktı.
Yozgat Tkdk Beşinci Proje Çağrısına Çıktı.

  Resim Galerisinden


Resimlerle Akdağmadeni


Yozgat Resimleri



 
 Yazarlar
Ahmet Hakan ÇOŞKUN HÜRRİYET GAZETESİ
Öcü yazısı
Av.Ruhi BACANLI YOZGAT HABER GAZETESİ
DEMOKRASİ VE PARTİLER
Metin Özkan GÜNEŞ GAZETESİ
Şehitleri özümsemek!
MUSTAFA ERANIL
YUNUS PEHLİVAN’DAN ‘özel’ TEHDİT
Nesrin MASARİFOĞLU YOZGAT GAZETESİ
Türkiyede sadece iki örnek: biri Pamukkale, diğeri
Osman Hakan KİRACI YOZGAT GAZETESİ
YUSUF KENAN YILMAZ'I RAHMETLE ANIYORUZ...
Osman KARACA SÜRMELİ HABER GAZETESİ
YOZGAT’IN GELECEĞİ “SORGUN’A BAĞLI
Rıfat ÇAKIR İLERİ GAZETESİ
BİZİM KÖYDE KADIN HAKLARI
Salim TAŞÇI İLERİ GAZETESİ
DAİRE ALIRKEN YANMAYIN TAPUNUZU KAPTIRMAYIN
Sürur ÖZTÜRK YOZGAT MUHABİR GAZETESİ
Sadir Durmaz araştırma önergesi vermedi mi?
Taha AKYOL HÜRRİYET GAZETESİ
En kötüsü...
TARIK YILMAZ İLERİ GAZETESİ
Canın sağolsun
İnan SOYER YOZGAT YENİGÜN GAZETESİ
Yozgatlıyız, pek şanlıyız 8 isim geçti, 5’i toprak
İsmail KÜÇÜKKAYA AKŞAM GAZETESİ
Zekeriya Öz'den Hilmi Özkök yorumu: 'O demokrasi k
Şahin ÖZMEN İLERİ GAZETESİ
Yeni Sezona Doğru
   Tüm Yazarlar
 
Bilgi Bankası Kayıt Formu
Reklam verebilirsiniz.







İlkelerimiz | Yasal Uyarı

 :: Ana Sayfa :: Editöre Gönder :: Günün Haberleri :: İletişim

Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2020 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
İletişim: +90 212 562 66 66  |  Faks: +90 212 654 87 88  |  Destek: info@yozgat.org.tr
Sayfa Üretimi: 0.0232  | Teknik Destek: Cizginet
Haberler artık Outlook'ta

 

Kapat !