Şehitleri özümsemek!

Yine Ölüm... Yine şehit haberi... Ve yine analar ağladı. Farkında mısınız? Şehit haberlerini ne kadar kolay özümser olduk. İki şehit... Beş şehit... Sekiz şehit... Her geçen gün duyduğumuz, Ya da bir yerlerde okuduğumuz bu haberler, Birilerine artık sadece 'rakam' olarak gelmeye başladı. *** Hazmetmeyi kolay öğrenen toplum bireyleri olarak, Bıktık... Usandık... Sıkıldık... Alıştık... Duyarsızlaştık... Ve ne yazık ki, Millet olarak 'Başımız sağ olsun' deyip geçmeye odaklandık. *** Yıllar önce söyleseler inanmazdım. Ülkemin bir şehrinin dağlarında, Sekiz ana kuzusu şehit olacak, Kanlı bedenleri tabutlara konacak, Ve bu millet sessiz sedasız kapısını kapatıp, Hiçbir şey olmamış gibi evinde oturacak. Görünen o ki artık şehadeti beynimizde kabullenmişiz. Sadece şehadeti de değil, Neden olan ihaneti ve işbirlikçileri de. *** Susuyor... Korkuyor... Konuşmuyor... Kokuşuyoruz. 'Şehitler ölmez vatan bölünmez' sloganını unutup, Korku sarmalı içinde alenen 'dikte edilen haritaları' kanıksıyoruz. Ve gelinen noktaya dönüp baktığımızda, Bir kez daha anlıyoruz. Ateş düştüğü yeri yakar, Gerisi seyre dalıp, aval aval çevreye bakar! *** Oysa kaybettiklerimiz 'rakam'lar değil, Gencecik çocuklardır. Ama kimin umurunda? Televizyonlar vur patlasın... Radyolar çal oynasın... Gazeteler ver gazlasın... Siyasetçiler nemalansın... Toplum kulağının üzerine yatsın. Oh ne ala memleket! Uyanın beyler uyanın, Artık ne kaybedecek zamanımız. Ne de bir insanımız var!
Yozgat Kültür ve Dayanışma Derneği Resmi Internet sitesi İstanbul yozgat,yozgatlilar,bozok,yozgatplatformu,yozgatspor,yozgathaber,yozgatınsesi,çamlık,sürmeli,www.yozgat.org.tr,www.yozgatlilar.org sitesinden 26.01.2021 tarihinde yazdırılmıştır.